Bu yazımda sizlere, memleketim Merzifon’da bulunan, benim ailemde özel bir yeri olan bir binadan bahsetmek istiyorum. Bedesten veya Bedestan. Bu isim, etimolojik olarak Farsça ”kumaş satılan yer, ya da kumaş satanların yeri” anlamına gelen Bazzazistan (Bezistan) kelimesinden türetilmiş. İpek Yolu’nun üzerinde bulunan Merzifon Bedesteni Osmanlı döneminde; kumaş, mücevher gibi, değerli malların müzayede yolu ile alım ve satımın yapıldığı, çevresindeki dükkânlarla birlikte hem yerel, hem de bölgesel ticaret merkeziymiş. Ayrıca, yapılan üretim, özellikle Kırım’a ihraç ediliyormuş. Mönchengladbach yakınlarındaki bir Schloss’da (şato veya malikâne) ve Floransa’daki Uffizi Sarayında gördüğüm haritalarda Anadolu’da işaretlenmiş 4-5 yerden biri Merzifon’du. Bu da herhalde, o dönemde Merzifon’un buralarla ticari ilişkisini gösteriyor olsa gerek. Bugün, Bedesten ve çevresi, yerel ticaret merkezi özelliğini sürdürüyor. Uluslararasından yerelliğe dönüşmüş durumda.

Merzifonlu Kara Mustafa Paşa külliyesinin bir parçası olan, Bedesten 30X28 m. ölçülerinde kare sayılabilecek bir yapıdır. Külliyenin diğer yapıları olan Paşa Camii ve Taşhan’da olduğu gibi sarı renkli kesme taştan inşa edilmiş, taş örgünün aralarına yassı tuğlalar yerleştirilmiş. Çatısındaki kurşun kaplı dokuz kubbeyi, binanın içindeki dört fil ayağı taşıyor.


Dört dış cephesine simetrik olarak, her bir cephesinde sekiz olmak üzere toplam 32 adet dükkân ilave edilmiş. Dükkânların çatısı tonozla örtülü olup eyvan şeklindedir. Tonozların üstü, kiremit örtülü çatıyla kaplanmış.


Dükkân çatılarının hemen üstünde, Bedestenin her bir cephesine, içeriye gün ışığının girmesini sağlayan üçer adet pencere yerleştirilmiş.


Her bir cephedeki dükkânların ortasında birer çift kanatlı kapı bulunuyor. Bu kapılar, meşeden yapılmış ve dışa bakan yüzü, perçinlerle tutturulan demir levhayla kaplanmış. Böylece, kapılar dış darbelere dayanıklı hale getirilmiş. Kapı üzerindeki kilitlerin dışında, her kanatın arkasındaki kol demirleri de kapıyı destekliyor.



İç mekân bir bütünken, yapılan restorasyonda, ahşap direkler üstünde yine ahşap merdivenle çıkılan asma bir kat ilave edilmiş.

Taşhan tarafından girildiğinde, Ayakkabıcılar Arastasına bakan sol köşede Âşık ailesinin, yani benim ailemin dükkânı bulunuyordu. Şimdi üst kata çıkan merdivenin altı.

Bu dükkânlar, çocukluğumda benim boyumda (1.20 m. civarı) ahşap paravanlarla ayrılmıştı. Dükkân dediğim bu bölmeler; toptan alım-satımın yapıldığı, muhasebe kayıtlarının tutulduğu, çalışma masalarının bulunduğu yerlerdi. Bir köşesinde çek ve senetlerin saklandığı çelik kasalar vardı. Masaların üzerinde manyetolu telefonlar, kalemlikler, iplik kartelaları bulunurdu. Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesinde de belirttiği gibi, Merzifon dokumalarında (tekstil) mavi ve pembe/kırmızı renkler önemli yer tutar. Mavi boya, bitkisel kökenli çivit (indigo) ve pembe/kırmızı boya yine bitkisel kökenli, kök boyalardı. Dokunan çarşaflarda bu boyalardan uzunlamasına çubuk desenler oluşturulurdu. Kimi çarşaflar da yerel ağızla potlu dediğimiz gofreli olarak dokunurdu. Bu ürünler, her bir üretici ailenin Taşhan içindeki odalarında depolanırdı. Üretim, ailelerin evlerindeki atölyeleri ile üretime entegre olmuş mahalle sakinlerinin evlerindeki el tezgâhlarında yapılırdı. Üretilen dokuma ürünleri Türkiye’nin çeşitli bölgelerine gönderilirdi. Babam Nimet Âşık, Dedem Hacı Sabri Âşık tarafından Doğu Karadeniz bölgesi sorumlusu olarak görevlendirilmişti. Bu bölgeye çarşaf, donluk (Amerikan bezi), peştamal, futa gönderilirdi. Bu ürünlerin bazılarına saçak (makrome) bağlanırdı.






Kısaca Bedesten alım ve satımın yapıldığı ofis merkeziydi. Bazen diğer dokumacı ailelerin dükkânları arasında oynar, bazen da Taşhan içerisindeki çay ocağından dükkândaki müşteri ve misafirlere çay istemek için, seğirterek gider gelirdim. Bir süreliğine Dokumacılar Kooperatifi olarak kullanılan iç bölüm, bu dönemde bir hayli yıprandı, binada aydınlatma amacıyla delikler açıldı, dokuma tezgâhlarının zemine sabitlenmesi zarar verdi. Daha sonra, T.C. Tekel İdaresi tarafından tütün deposu olarak kullanıldı. Çocukluğumda orta kubbenin altında, tam merkezde bulunan mermer kare havuz yoktu. Burası 2006 restorasyonunda eklendi. Mermer havuzun görünümü ile Bedesten’i hiç bir zaman bağdaştıramadım. Kare yerine yukarıdaki kubbe kasnağına uygun olarak altıgen veya sekizgen yapılabilir ve mermer yerine de binada kullanılan sarı kesme taş kullanılabilirdi. Sarı taş ile mermer tezat teşkil ediyor.



Havuzun çevresindeki zeminde belirgin olarak görülen, döşeme taşlarının köşesinde yer alan turkuaz renkli seramikler çocukluğumda da vardı.


Taşhan tarafındaki kapının sağında Lütfü Almaç’ın manifatura dükkânını, solunda da Kadir Kahvecioğlu’nun kumaş ve sigorta acenteliği dükkânını hatırlıyorum. Hemen yanında, bugün çay ocağı olan yer, amcam İsmet Âşık’ın manifatura dükkânıydı.

Paşa Camii’nin merdivenlerine bakan köşedeki dükkân (bugün Mertat ürünlerinin satıldığı yer) Talât Âşık ve oğlu Halis Âşık’ın ”Yerli Dokumalar” adıyla çarşaf, peştemal ve iplik satışıyaptığı dükkândı. Bugün Bedesten restoran olarak işletiliyor. Spesiyalitesi Topuz Kebabı. Bir savaş silahı olan üzeri çivili 200 derece ısıtılmış bir topuz (gürz) üzerine asılı etler, üzerine sos dökülerek servis ediliyor. Bir kaç kez, Merzifon dışından gelen dostlarıma Topuz Kebabı ikram etme imkânım oldu.




Merkezde Bedesten ve dükkânları, çevresinde Taşhan dükkânları ve Eski Hamam’a giden yol üzerinde Katık Pazarının üstünde bakırcı dükkânları (Bakırcılar Arastası) ve Bedesten’in Dönertaş tarafındaki Ayakkabıcılar Arastası ile Merzifon’un bu bölgesi, üretimin ve ticaretin en canlı olduğu yerdi. Hele Bakırcılar Arastasından bakır döverken gelen ritimli çekiç sesleri beni Arastaya çekerdi. Kentin büyümesi sonucu yeni ticari merkezlerin ve aksların oluşması, Bakırcılar Arastasının kaldırılması ve dokuma kültürünün kaybolmasıyla çocukluk dönemimdeki Bedesten ve çevresinin canlılığı azalmış durumda.

Son söz olarak, Merzifonlu Kara Mustafa Paşa külliyesi yapıları ön plana çıkarılarak, turizm ağırlıklı bir gelişme bu bölgenin canlılığını artırabilir.
Bir başka yazımda buluşmak üzere, esen kalın sevgili dostlar.
GÖRSELLER: https://photos.app.goo.gl/q73B631ZPJCaHy2k8