FENİKELİLER VE SUR KRALI HİRAM’IN ÖYKÜSÜ

Lübnan gezimin ikinci gününde, güneye, İsrail sınırına yöneldim. Beyrut’un güneyinde, kıyı şeridinde, Tarihte önemli role sahip iki Fenike liman kenti bulunuyor. 40 km. uzaklıkta Sayda (Sidon) kenti ve 84 km. uzaklıkta Sur (Tyre) kenti. Abibaal oğlu Hiram ya da Ahiram, Fenike ülkesinde Sur bölgesinin kralı. Akdeniz kıyısında sırtını Lübnan dağlarına yaslamış, Ugarit (Lazkiye) kentinden Akkâ kentine kadar uzanan bölge Fenike ülkesi, ya da Kenan ülkesi.

Mazdek on Twitter: "2-) Bu gemileri ''Ölüm Tanrısı'' Mot'un kardeşi Yamm  için at başları ile süslerlerdi. Ada şehri olan Sur ve kıyı şehri olan  Sayda Fenike'nin en güçlü şehirleriydi. Ayrıca Biblos ve

Sur kentinde, bir tür kabuklu deniz canlısından (murex) elde edilen mor (ergüvan) renk, az bulunur olması nedeniyle, kralların kıyafetlerinde kullanılmış. Eski Yunan halkı, bu bölgede yaşayan insanlara, bu renkten dolayı, eski Yunancada mor insanlar anlamına gelen Fenikeliler demeye başlamış. Sur ve Sidon kentleri; Fenike yönetiminde her zaman ağırlığı olan kentler (kent devletleri) olmuşlar. Fenikeliler; kültürel olarak çevresindeki ülkeleri (uzak diyarlardaki ticaret kolonileriyle birlikte) etkilemişler. Politeistik yapısı Yahudi inancını etkilemiş. Tarihçi Herodot ta, 22 sessiz harften oluşan Fenike alfabesinin, alfabeleri olmayan eski Yunanlılar tarafından da kullanıldığını söylemiş. Bugün, batı dillerindeki alfabenin temeli Fenike’dir. Gemi inşası, gemicilik (yıldızları kullanarak İngiltere kıyılarına kadar gitmişler), mimarlık ve inşaat tekniği konuları, diğer kültürel etkileridir. Avrupa’nın adı bile, Fenike kökenlidir. Sur kralı Agenor’un kızı Europa, Zeus tarafından Girit’e kaçırılır, mitolojik öyküye göre. Fenikelilerin, Girit merkezli Minos uygarlığı ile sıkı ilişkileri vardı. Zeytinyağı, şarap, cam, kumaş, kereste, bakır ve kalay külçeler, boyalı seramik kaplar, altın ve gümüş takılar, papirüs gibi maddeler, ticaretini yaptıkları mal ve eşyalardı. Byblos kentinin adı, papirüs karşılığı olarak kullanılmış, eski Yunanca’da. Kitap karşılığı olarak kullanılan Bible kelimesi de Byblos’dan türetme.

Madeni paralar: 2 Euro (Europa abducted by Zeus) (Yunanistan) (2002~günümüz  - Euro (Tedavül)) WCC:km188
Yunanistan’da basılmış ve üzerinde Europa’nın kaçırılışı betimlenmiş 2 Euro

Kenan ülkesinin kıyı kentlerinin aristokratları ve orta sınıf, Akdeniz’deki deniz ticaretinden kazandıklarıyla ekonomik yönden güçlü hale gelmişler. Kıbrıs adasında, bakır madeni işletmişler. Bu zenginlikle ihtiyaç duydukları malları ithal eder olmuşlar. İşçi sınıfına ihtiyaçları azalmış. İşçi sınıfının büyük bir kısmı Mısır’a göç etmiş. Apirular (Habirular) denilen bu alt sınıf, Mısır’dan yargıçlar yönetiminde çıkmış, yıllar boyu süren göçler sonrasında, Yebusilerin (Kenanlıların bir kolu) yaşadığı Kudüs (Jerusalem) kentine gelmişler ve İbrani (Yahudi) toplumuna dönüşerek Kenan ülkesinin güneyini ele geçirmişler. Davut peygambere kadar göçebe bir toplum olan İbraniler; aynı zamanda kral olan Davut peygamber döneminde yerleşik bir toplum olmaya çalışmışlar.

Askeri bakımdan güçlü olan Kral Davut’un politikası; artık ”Vaad Edilmiş Topraklar”a gelen İbranileri, göçebelikten yerleşik düzene geçirmek ve çevre ülkelerle iyi ilişkiler kurmak. Askeri bakımdan zayıf Kral Hiram’ın politikası, güçlü komşusu ile iyi ilişkiler kurarak ülkesinin güvenliğini sağlamak. Bu politikalar çerçevesinde, iki kral arkadaş olmuşlar.

Hiram, yaptığı bayındırlık hizmetleriyle, Sur kentini, Fenike ülkesinin en önemli kenti haline getirmiş. Askeri anlamda güçlü olmadığı için, gerek Sur kentini ve gerekse Sur açıklarında bir adayı tahkim ettirmiş, savunmayı güçlendirmiş. Bütün bunları, ülkesindeki ağaç ve taş ustaları ile yapmış. Yani, bir anlamda mühendislikte oldukça ileri düzeydelermiş.

Hiram’ın ve ülkesinin bu özelliği nedeniyle, Kral Davut, kendine bir saray ve Kutsal Ahit sandığının içine konulacağı bir bina yapılması için, Kral Hiram’dan yardım istemiş. Eski Ahit’in (Tevrat) II Samuel 5:11 de, Kral Hiram’ın, Lübnan dağlarından kesilen erz (sedir) ağaçlarıyla birlikte dülgerleri ve taş ustalarını, sarayın (ev) yapımı için gönderdiği anlatılıyor. Sarayın temelleri, Mescid-i Aksa’nın hemen güneyinde bulunuyor ve halen arkeolojik kazılar devam ediyor. Ama, tapınağın yapımı için, ömrü yetmemiş. Bu işi, oğlu Kral Süleyman devralmış. Kral Hiram, politikasını devam ettirerek, Kral Süleyman’la da arkadaş olmuş. Zamanımızda Süleyman tapınağı olarak adlandırılan Tapınak için seçilen yer, bugünkü Tapınak (Moriya) dağı. Yani, Kubbetüssahra ve Mescid-i Aksa’nın bulunduğu alan. Ağlama duvarının da Süleyman Tapınağının batı duvarı olduğu söyleniyor. (Tapınak üç kez yıkılmış. Aynı bina olduğu şüpheli).

Kudüs Ağlama Duvarı
Kudüs Ağlama Duvarı

Eski Ahit (Tevrat) I Krallar 5: bölümünde de anlatıldığı gibi, Kral Hiram, Sur kentinde başarılı işler yapan Duvarcı ustası (mimar) Hiram Abif ile çok sayıda adamı, tapınağın yapımında görevlendirmiş. Ana konu (zanaat) taş ve duvar işçiliği (Masonry). Marangozlar, demirciler, işaretçiler, boyacılar yardımcı zanaat konuları. Taş ocaklarında taş kesenler, Lübnan ormanlarında ağaç kesenler de dahil olmak üzere, Tapınağın inşaatında 110.000 kişi çalışıyormuş ve bunlar 1100 loncaya bölünmüş. Hiram Abif, dikey olarak üç kademe oluşturmuş. En altta çıraklık olmak üzere, kalfalık ve ustalık (üstadlık) dereceleri. Böylece, Mason organizasyonu başlamış. Zaman içinde, ara kademeler de oluşturulmuş.

Süleyman Mabedi «Ve onlar, Süleyman'ın... - HAZIR KITA EKİBİ 2023 | Facebook
Süleyman Tapınağının hayali resimi

Tapınağın içindeki Kutsalların Kutsalı (Sanctum Sanctorum) bölümünün tam altına isabet eden yerde, sekiz kemerden geçildikten sonra inşa edilen dokuzuncu oda, Ahit sandığının, kıymetli eşyaların, Hazreti Musa ve diğer peygamberlere ait kadim bilgilerin saklandığı yer olarak düzenlenmiş. Bu odaya, sadece Kral Hiram, Kral Süleyman ve Duvarcı ustası Hiram Abif girebiliyormuş. Bir araya geldiklerinde, her birindeki kadim bilgiler de birbirini tamamlıyormuş. Bu isimler, Mason organizasyonunun en tepesindeki Büyük Efendiler (Yüce Üstadlar). Gizli odadaki buluşmalar, Hiram Abif ustanın öldürülmesiyle son bulmuş. Burada, Mason organizasyonu ile ilgili anlatımı bırakalım ve Kral Hiram’a dönelim.

Sur Kralı Hiram’ın Mezarı
Byblos Kralı Ahiram’ın lahidi

Byblos kralı Ahiram ve soyunun mezarlarında bulunan buluntular, Fenike kıyı kentlerinin nasıl yönetildiği ile ilgili bilgiler vermiş. 1923 yılında, bir Fransız grubu kazılarda, Kral I. Hiram’ın lahdini bulmuş. Lahit mezar, Sur kentinin doğusunda ve yaklaşık 9 km. uzaklıkta, karayolunun hemen kenarında bulunuyor.. Fenike inancına göre; krallar, Tanrıça Baalat’ın (Venüs) oğlu olarak temsil edilirlermiş. Güçlü Sur kralı I. Hiram da, Tanrıça Baalat’ın ölümlü oğlu olarak, bölgesinde 34 yıl hüküm sürmüş.

Sur kralı I. Hiram’ın mezarı

Günümüzde bile, kültürel etkileri süren Fenikeliler’den kalanlar, müzelerde yerini almış. Fenike kentlerinin ve tapınaklarının üzerine, Roma, kendi kent ve tapınaklarını kurmuşlar. Fenike eserleri çoğunlukla altta kalmış. Bu durum, Baalbeck’te açıkca görülebiliyor. Belki ileride, Fenike eserleri de gün yüzüne çıkarılır. Bütün bu anlatılanların, Demir çağında olduğu da unutulmamalıdır.

Bir sonraki yazımda buluşmak üzere, hoşçakalın dostlar.

Sur kralı Hiram’ın mezarı
Sur kralı I.Hiram’ın mezarının bulunduğu köy
Lübnan sediri (erz)

Beyrut Ulusal Müzesinin içi
Beyrut Ulusal Müzesi

7 comments

  1. Üstadım bu yazınızı da çok beğendim. Kültür turuna katılmış gibi olduk. Paylaşımlarınızın devamını bekliyoruz.

    Liked by 2 people

Kadir DİNÇSOY için bir cevap yazın Cevabı iptal et