Mani, aşk ta dahil olmak üzere, her konuda yazılan Halk Edebiyatı nazım türüdür. Genelde yedi heceli bir dörtlüktür, ancak bazan yediden fazla heceli de olabilir. Birinci, ikinci ve dördüncü dizeleri (mısraları) uyaklıdır (kafiyeli). İlk iki dize, giriş ya da dolgu dizeleridir. Son iki mısra, ana duygu ve düşünceyi ortaya koyan dizelerdir.
Kastamonu’da bir konak, restorasyon sonrası, Kastamonu İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne bağlı bir kültür evi haline getirilmiş. Konak içi, geçmişte Kastamonu’daki yaşamı yansıtacak şekilde döşenmiş. Burada üretilen el işi göz nuru ürünler de satışa sunulmuş. Konak içindeki odaların duvarlarına, çerçeve içinde Kastamonu manileri asılmış.
Azdavay’ın balına Yapışmış kestene dalına. Cide’den mi geliyon? E, gız salına salına
Pınarbaşı’nın yolu Her yanı gözel dolu. Burda da sevdalanan Şaşırır sağı solu.
Tosya’nın asması ezeli var Diyarın basması, gazeli var. Anlata anlata bitmez Gasdamonu’nun güzeli var.
Örnekleri verilen bu maniler, sadece Kastamonu’muza özgü değil. Anadolu’da çok yaygın bir gelenektir. Maniler, meseller (bulmacalar), âşık atışmaları, meddahlık halkın içinden çıkmış, sinemanın, tiyatronun olmadığı dönemlerde gelişmiş sanatlardır. Boğazlıyan’da annemle katıldığım uzun kış geceleri toplantılarında, teltel (pişmaniye) çekilirken, kadınların sırayla, mani söylediklerini hatırlıyorum.
Daday’da ötdü ibi Tencerenin dutdu dibi. Gaypaklık etme gözelim Bak deperin begir gibi.
Daşköprü’nün de bendini Gız ağır satma gendini Bak bubamdan habar geldi Ben caydım, sen bul dengini.
Bir başka yazımda buluşmak üzere hoşçakalın, dostlar.
GÖRSELLER: https://photos.app.goo.gl/FRoEWZrpU4BLSAs59
Danyalim saol can Samsung Galaxy akıllı telefonumdan gönderildi.
BeğenLiked by 1 kişi